BEBEKVEANNE

Ana Sayfa Profilim Arşiv


Hakkımda

BEBEKLER VE ÇOCUKLARLA DAİR HERŞEY...ANNE OLMAK...


Kategorilerim



Yazılarım

ULTRASONUN ZARARLARI
BladeRack
DataValet™
Content Storage Without Limitations
BladeRack® 2 E-Class Advantage
Çocuklarda Uyku ve Uyku İlaçları
Huntron® Scanner
kanthal
Sub-bottom Profiling Equipment
ultrasonun yararları...


Arkadaşlarım

haticeozkan
edaca30
ysmnclskn
neslihobi
caferose
smmayy
bebekbeklerken
ozlemlehayat
duygularayolculuk
lalezarhobi
dnaharikasi
melisoztas
ezel54
40ayak
elifgulcelem
1nisan2005
mutlugul
gezitozu
tekno75
leon75
kayseriliyim3838
ilkayinmekani
zerdalili01
tulin25
gelinciklerdiyari
turnayla


Bağlantılarım

* DnaHarikasi


Ziyaretçilerim




Reklammatik'e üye ol, sen de kazan!


<

Reklamlarım


Bannerim








Dost Siteler

Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
putri Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us


Eğlence






Çocuklarda Uyku ve Uyku İlaçları

Çocuklarda Uyku
Çocuklarda Uyku Düzenleyici İlaç Kullanımı


Son yıllarda çocuklarda uykusuzluk problemi gittikçe önem kazanan bir konu haline gelmiştir. Çocukluk dönemi boyunca, herhangi bir yaşta, uykuya geçişte ve uykunun devamında zorluklar yaşanabilmektedir. Bu duruma çocukluk çağı uykusuzluk sendromu denmektedir. Bu sendrom, temel bir uyku bozukluğunun, tıbbi bir bozukluğun (nörolojik hastalıklar) ya da psikiyatrik bir bozukluğun (dikkat gelişim eksikliği, hiperaktivite, depresyon) belirtisi olarak karşımıza çıkabilmektedir. Diş çıkarma, düzenli saatlerde yatma alışkanlığının kazanılmaması, çocukluk çağı depresyonu, barsak parazitleri, diyette şeker oranının yüksek olması, kahve ve çay gibi uyarıcı maddelerin tüketimi gibi birçok neden bu duruma yol açabilmektedir.

Çocukluk çağı uykusuzluk sendromunda pediatristler uykusuzluğun özellikleri ile ilgili ailelerden detaylı bilgi edinmeli ve tedavi yaklaşımında, aileleri uyku fizyolojisi konusunda bilgilendirmelidir. Ayrıca, uyku hijyeni ve uyku alışkanlıkların kazanılması konusunda ailelerin eğitimine öncelik verilmelidir. Bebeklerin sırt üstü pozisyonda yatırılarak uyutulması tavsiye edilmektedir. Bu pozisyon aynı zamanda ani bebek ölüm riskini azaltmaktadır. Ayrıca bebekler ya da çocuklar serin ve rahat bir şekilde giydirilmeli, uyudukları odada karanlık bir ortam oluşturulmalıdır. Bebeğin ya da çocuğun ilk çıkardığı seste odasına koşmamalı, çocuğun kendi başına tekrar uykuya dalmayı öğrenebilmesi için ona bir şans verilmelidir. Çocukluk çağı uykusuzluk sendromu tedavisinde öncelikle davranışsal yaklaşımlar denenmeli, ilaç tedavisi başlansa bile davranışsal yaklaşımların uygulanmasına devam edilmelidir.

Farmakolojik tedavi gerektiğinde, dikkatli bir seçim yapılmalı ve en düşük etkili dozlar tercih edilmelidir. Erişkinlerde uykusuzluk probleminde kullanılabilen birçok hipnotik ve sakinleştirici ilaçların çocuklarda kullanımı önerilmemektedir. Buna rağmen pediatristlerin %56’sı çocukluk çağı uykusuzluk sendromunda ilaç kullanmayı tercih edebilmektedir. En sık kullanılan ilaçlar antihistaminiklerdir, ağır vakalarda benzodiazepinler ve kloral hidrat da kullanılabilir. Bu ilaçlar kısa süreli kullanılmalı ve ilaçların toplam kullanım süreleri üç haftayı geçmemelidir. Bu ilaçlar mutlaka uzman doktorların kontrolü altında kullanılmalıdır.

Çocukluk yaş grubunda en sık kullanılan antihistaminik grubu ilaçlardır. Pediatride sık kullanılan bir ilaç olması ve aileler tarafından kabul edilebilirliği, bu ilacın uykusuzluk tedavisinde kullanımını yaygınlaştırmıştır. Güvenilir olmasına rağmen bu ilaçların etkinliği zayıftır ve paradoks bir biçimde santral sinir sisteminin uyarılmasına yol açabilmektedir.

Yine küçük bebeklerin ve çocukların uykusuzluk probleminde sık kullanılan başka bir ilaç grubu parasetamol grubu ilaçlardır. Parasetamol grubu ilaçlar, sakinleştirici ya da uyku getirici ilaçlar olmayıp, bu amaçla kullanılmamalıdır. Küçük bebekler parasetamol verildiğinde geceyi daha rahat geçirir görünseler de, bu etki parasetamolün direk etkisi olmayıp, daha çok vücutta oluşturduğu toksik etki sonucudur. (Alkolün uyku yapıcı etkisi gibi). Parasetamol kullanımı normal uyku düzenini tamamen bozabilmekte ve uzun dönemde kullanımı sonucu ilacın kendisi uykusuzluğa neden olabilmektedir.

Dikkat! Gelişim eksikliği olan çocuklar yada hiperaktif çocukların uykusuzluk problemi için bilinçsiz ilaç kullanımı bu çocukların uyku düzenlerini daha da bozabilir. Öncelikle davranışsal yaklaşımların denenmesi, davranışsal yaklaşımlarla problem çözülemiyorsa %80 etkinlik sağlayan klonidinin tedavide kullanılması önerilmektedir.

Gece teröründe, çocuğun uyanışları çok saldırgan bir tavırda ve kendine zarar verebilecek boyutlarda ise, benzodiazepinler ya da trisiklik antidepresanlar kullanılabilir. Bu ilaçlar yatmadan önce verilmelidir. Bu ilaçlarla 3-6 haftalık tedavi sonucu gece terörünün önlenebileceği gösterilmiştir. Ancak bazı durumlarda bu ilaçlara karşı tolerans ve rebound fenomeni (yeniden görülme fenomeni) görülebilmektedir. Aynı ilaçlar uyur gezer çocukların tedavisinde de kullanılabilmekte ve benzer etkiler bu durumda da görülebilmektedir.

Gece kabusları şiddetli ise difenhidramin, trazadon ya da siproheptadin gibi ilaçlar tedavide kullanılabilmektedir. Bu durum aynı zamanda daha ileri araştırma gerektiren bir durumdur.

Son zamanlarda nörolojik gelişim bozukluğu olan çocuklarda melatonin kullanımı ile iyi sonuçlar alınmıştır, ancak bu hastalarda görülen sara nöbetlerin sıklığını arttırması melatoninin önemli bir yan etkisidir.

Sonuç olarak, uykusuzluk probleminde öncelikle davranışsal yaklaşımlar denenmeli ve çocuğun huzursuzluğunun nedeni araştırılmalıdır. Huzursuzluğun birçok nedeni olabilir. Ebeveynler için bütün bu nedenleri dikkatli bir şekilde incelemek zor olsa da, gerçek problemi tamamen görmezden gelmek yerine, gerçek problemi bulmak için uğraş verilmesi çocukları daha mutlu ve huzurlu kılacaktır. İlaç tedavisi gerekliyse, mutlaka uzman doktorların kontrolünde ve kısa süreli kullanılmalıdır.

Çocukluk çağı uykusuzluk sendromunda, tedavide ilk önce davranışsal yaklaşımlar denenmelidir.

Doğal bitkisel ilaçların da tüm yaş gruplarında kullanımına rastlanabilmektedir. Kedi otu ve şerbetçi otu kullanımının yapılan çalışmalarda etkinliği gösterilmişse de, yıllar önce L-triptofan kullanımına bağlı kas yıkımı gibi ciddi yan etkileri bu yöntemin güvenilirliği hakkında şüphe uyandırmaktadır.


Tarih: 21:36, 3/1/2009 Kategori: BEBEK SAGLIGI
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

anne sütü ( muttermilch)

 

Anne sütü bir sağlık sigortasıdır
DR. MELAHAT MEZİROĞLU
Beslenme ile sağlık arasında çok yakın bir ilişki olduğu bilinmektedir. Çocukların sağlıklı büyümesi ve gelişmesi için yeterli ve dengeli beslenme bir
önkoşuldur. Dünyada kötü beslenme, hatalı beslenme alışkanlıkları ve buna bağlı olarak gelişen enfeksiyonlar milyonlarca çocuğun ölümüne, bir o kadar çocuğun da büyüme ve gelişmesinin geri kalmasına neden olmaktadır.

Dünyada her yıl açlıktan ve yetersiz beslenmeden yaklaşık 5 milyonu aşkın çocuğun yaşamını yitirdiği hesaplanmaktadır. 1,5 milyon (günde 4.000 çocuk) çocuk yanlış beslendiği için ölmektedir başka bir ifade ile 1,5 milyon çocuk yeterli emzirilmediği için hayatını kaybediyor.

Dünya sağlık Örgütü’ne ve UNICEF’e göre emziren kadın oranları yüksek olsaydı yılda 1,5 milyon bebeğin yaşamı kurtulacaktı. Anne sütü ile beslenmeyen çocuklarda ölüm oranları anne sütü ile beslenenlere göre 4-6 kat daha fazladır. Bebeklerin ilk 6 ay boyunca sadece ve sadece anne sütü ile beslenmesi ve emzirmenin 6 aydan sonra uygun ek besin verilmesi ile 2 yaş ve üzerine kadar devam etmesi sayesinde bu ölümler önlenebilirdi.

 


Anne sütünün ileri yaşlara bir etkisi var mı?

 

Anne sütü ile beslenen çocukların ileriki yaşamlarında daha sağlıklı, hastalıklara karşı daha dirençli, hatta bazı kanserlere daha da az yakalandıkları saptanmıştır. Anne sütü ile beslenen çocuklarda, obezite, tip 1 diyabet, damar sertliği, koroner kalp hastalıkları, hipertansiyon, bronşit, astım, alerji, psikoljik rahatsızlar daha az görübelimektedir.

 


 

Anne sütünün bebek için faydaları nelerdir?

 

* Sterildir, yani mikrop içermez, kirlenme ihtimali olmadan bebeğe ulaşır.

* Pratiktir, hazırlama, koruma, taşıma meselesi yoktur, biberon vb. araçlar gerekli değildir.

* Her zaman uygun sıcaklık olan beden ısısındadır.

* Daima taze ve içilmeye hazır haldedir.

* Bedel karşılığı temin edilmez, bedavadır.

* Bebek için ideal birleşime sahiptir, bebeğin tüm ihtiyaçlarına göre ayarlanmıştır.

* Bebeklerin doyumuna göre ayarlanmıştır.

* Enzimleri sindirimi kolaylaştırır, karın ağrısı, gaz sancısı ve kabızlık az sıklıkta görülür.

* Emzirmek, ağız, çene kasları, dişleri güçlendirir.

* Bazı görme kusurlarına (gece körlüğü) karşı korur, çünkü bebeğin ilk 24 ayda en önemli vitamin A kaynağıdır.

* Anne sütü bebek için doğal bir ağrı kesici (endorfinler) ve sakinleştiricidir.

* ‘Ani bebek ölüm sendromu’ daha az görülür.

* Anne sütü emen bebeklerin beyin gelişimi daha sağlıklı ve zeki oldukları bilimsel olarak ispatlanmıştır (yüksek lesitin, taurin oranı).

* Sinir sistemi hücreleri, beyin hücrelerinin, gözde görmeyi sağlayan retina tabakası hücrelerinin gelişimi için Omega-3 ve Omega-6 yağ asitlerinden zengindir.

* Anne memesini emmek bebeğe anneye temas etmeyi sağlayarak bebeğe güvenlik verir, psikolojik yönden sağlıklı yetişir ve ruhsal sağlığı için şarttır.

* Anne sütü bağışıklık ile ilgili maddeler içerir ve bebeğin bağışıklık sisteminin geliştirir.

* Anne sütü aşıların etkenliğini artırır, aşılardan sonra bağışıklık cevabı anne sütü emen çocuklarda daha güçlüdür.

* Pişik ve benzeri birçok cilt sorunları az görülür.

* Birçok enfeksiyon riskini azaltır: Kulak (orta kulak iltihabı), solunum sistemi, (bronşit), grip, idrar yolu, mide, bağırsak (ishal, parasitler), menenjit.

 


 

Anne için de faydası var mı?

 

 

* Emzirmekle salınan hormonlar doğum sonrası kanamalarının büyük ölçüde azalmasını ve durmasını sağlar.

* Uterusun (rahim) hızla toparlanmasını ve küçülmesini sağlar.

* Emzirme endometrium kanseri riskini azaltır.

* Meme dokusunda oluşan hastalıkları önler ve göğüs kanseri riskini azaltır.

* Yumurtalık kanseri riskini azaltır.

* Kemik yoğunluğunu artırır ve böylece kemik erimesi (osteoporoz) şansını azaltır.

* Anemi (kansızlık) daha az görülmektedir.

* Emzirmek annenin ruhsal gelişimi ve sağlığı için de son derece yararlıdır.

* Annenin duygusal açıdan tatminini sağlar.

* Prolaktin, anneye sevgi, şefkat, fedakarlık, bebeğini arama ve özleme olarak isimlendirdiğimiz ‘ANNELİK DUYGULARI’ kazandırır.

* Bebeğin emmesiyle salgılanan hormonlar annenin daha kısa sürede dinlenme ve daha huzurlu olmasını sağlar.

* Annelerin doğum öncesi formuna dengeli ve sağlıklı dönmesine yardımcı olur.

* Adet kanamalarının başlamasını geciktirir ve böylece fıtri bir doğum kontrolü sağlar.

alinti

Der gesunde Schlummertrunk

<_script /><_script />
<_script /><_script />
Muttermilch gilt als die beste Babynahrung: Sie ist reich an Vitaminen, Mineralstoffen und so genannten Immunglobulinen. Diese körpereigenen Abwehrstoffe machen das Immunsystem des Säuglings fit gegen Infektionskrankheiten. Die Stillkinder sind deutlich weniger anfällig für Mittelohrentzündungen, Bronchitis und Allergien.

Zudem scheint es einen Bezug zwischen Flaschennahrung und Übergewicht zu geben. „Babys, die gestillt werden, sind richtige Moppel, nehmen dann aber weniger an Gewicht zu und leiden als Kinder seltener an Übergewicht“, sagt Hildegard Przyembel, die für die „Nationale Stillkommission“ im Bundesinstitut für Risikobewertung (BfR) in Berlin arbeitet. Darüber hinaus erhalten Säuglinge durch die enge körperliche Nähe eine gesunde Portion Nestwärme, die ihre Beziehung zur Mutter stärkt.

Weniger Brustkrebs und Diabetes bei Müttern

Auch für Frauen hat das Stillen gesundheitliche Vorteile: Ihre Gebärmutter bildet sich nach der Geburt besser zurück. Dadurch verlieren sie im Wochenbett deutlich weniger Blut und – während der Zeit des Stillens – auch leichter ihr Gewicht, das sie während der Schwangerschaft zugenommen haben.

Jedes Jahr, in dem eine Mutter ein Baby stillt, senkt nach einer Studie der amerikanischen Harvard-Universität zudem das Risiko um 15 Prozent, an Altersdiabetes zu erkranken. Auch Frauen mit einem genetisch erhöhten Risiko für Brustkrebs sind durch das Stillen besser geschützt. Ihre Wahrscheinlichkeit, einen Tumor zu entwickeln, sinkt ab einem Alter von 40 Jahren deutlich, je mehr Schwangerschaften sie erlebt haben. Noch positiver fällt ihre Prognose aus, wenn sie ihre Babys gestillt haben.

Die natürlichste Sache der Welt

Keine Desinfektion von Fläschchen, kein Mischen von Pulver und stets richtig temperierte Milch – wenn ein Baby schreit, weil es Hunger hat, muss alles fix gehen. Stillen gilt in aktuellen Umfragen* unter Frauen als praktisch und als die natürlichste Sache der Welt. Das Baby kann „nach Bedarf“ an jedem Ort gefüttert werden, die Milch ist jederzeit in „hygienisch einwandfreier Form“ vorhanden. Dazu kommt, dass Stillen günstig ist: „Wer kein Milchpulver kaufen muss, spart rund 85 Euro im Monat“, sagt Hildegard Przyembel.


* Forschungsinstitut für Kinderernährung, Dortmund, und Bayerisches Landesamt für Gesundheit und Lebensmittelsicherheit, München

alinti

Tarih: 22:50, 8/11/2008 Kategori: BEBEK SAGLIGI
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı
<- Sonraki Sayfa ->



BLOG DESİNG BY

<