BEBEKVEANNE

Ana Sayfa Profilim Arşiv


Hakkımda

BEBEKLER VE ÇOCUKLARLA DAİR HERŞEY...ANNE OLMAK...


Kategorilerim



Yazılarım

ULTRASONUN ZARARLARI
BladeRack
DataValet™
Content Storage Without Limitations
BladeRack® 2 E-Class Advantage
Çocuklarda Uyku ve Uyku İlaçları
Huntron® Scanner
kanthal
Sub-bottom Profiling Equipment
ultrasonun yararları...


Arkadaşlarım

haticeozkan
edaca30
ysmnclskn
neslihobi
caferose
smmayy
bebekbeklerken
ozlemlehayat
duygularayolculuk
lalezarhobi
dnaharikasi
melisoztas
ezel54
40ayak
elifgulcelem
1nisan2005
mutlugul
gezitozu
tekno75
leon75
kayseriliyim3838
ilkayinmekani
zerdalili01
tulin25
gelinciklerdiyari
turnayla


Bağlantılarım

* DnaHarikasi


Ziyaretçilerim




Reklammatik'e üye ol, sen de kazan!


<

Reklamlarım


Bannerim








Dost Siteler

Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
putri Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us


Eğlence






Bebek büyütürken yapılan 20 klasik hata

1- EYVAH SÜTÜM YETMİYOR, MAMA VERMELİYİM: Yeni annelerin en çok endişe ettiği konulardan biri, bebeğin aç kalma ihtimali. Bu nedenle de çoğu zaman bebekler gereksiz yere mamayla besleniyor. Oysa anneler, sütünün yetip yetmediğini bebeğinin çişini takip ederek anlayabilir. 24 saatte en az 5-6 kez bezini ıslatan bebek, anne sütüyle doyuyor demektir. Anne sütü yetersizliğine ancak bir çocuk hastalıkları uzmanı doktor karar verebilir ve onun tavsiyesi gereğince mama takviyesine başlanabilir.

2- ŞEKERLİ SU SARILIĞA İYİ GELİR: İlk günlerde anne sütünün gelmesinde yaşanabilecek bir sorun, bebeğin zayıflamasına ve sarılık oluşumuna yol açabilir. Halk arasında, aç kalan ve az idrara çıkan bebeklere şekerli su verilmesi önerilir. Oysa bebeğin beslenmesinde şekerli suyun yeri yoktur.

3- ÇOCUĞUM İKİ YAŞINA GELDİ ARTIK BEZİ BIRAKMALI: İki yaş, çiş eğitimi vermek için başlangıç dönemidir. Ancak çocuk bu konuda asla zorlanmamalı, altına kaçırdığı için kızılmamalı, sık sık tuvalete tutularak eğitime tabi tutulmamalı.

4- DONDURMA HASTA EDER: Dondurma, tüm çocukların sevdiği ve faydalı bir gıdadır. Boğaz ağrısına neden olmaması için yalayarak yenmeli ve yanında su içilmeli.

5- GÜRBÜZ ÇOCUK SAĞLIKLI OLUR: Gürbüz çocuk, sağlıklı çocuk değildir! Dengeli beslenen çocuk, zayıf da olsa sağlıklı kabul edilir. Çocukları asla yemek yeme konusunda zorlamayın, yemediği zaman beslenmeyi sonlandırın.

6- ÇOCUK SICAK HAVAYI SEVER: Çocuklar, her zaman terlemeyeceği şekilde giydirilmeli. Üşüyeceği korkusuyla çocukları çok giydirmek ve sarıp sarmalamak, terlemeye ve hasta olmaya yol açar. Pamuklu kıyafetler tercih edilmeli, içinde naylon karışımı olan ve özellikle polar tipinde olan kıyafetler giydirilmemeli.

7- FAZLA HAREKET EDERSE TERLER HASTA OLUR: Hasta olur endişesiyle çocuğun hareket etmesini kısıtlamak çok yanlış bir yaklaşım. Her çocuk hareket edince terler; terleyince üstünü değiştirebilirsiniz! ‘Çok terledin artık yerine otur’ demek, onu tembel, hantal ve mutsuz yapar. Zaman içinde metabolizma hızı azalan çocuk, hızla kilo almaya başlar. Hareket etmelerini kısıtlamaktansa, spora (yüzme, basketbol vb) yönlendirin.

8- ŞAŞILIK BÜYÜYÜNCE GEÇER: Çocuklarda şaşılık bir yaşına kadar fizyolojik kabul edilir. Ancak bir yaşından sonra düzelmeyen şaşılıklar için mutlaka göz doktoruna başvurulmalı. Bir yaşından önce bebeklerde Nistagmus (göz küresinin istemsiz titremesi) görüldüğünde de mutlaka bir göz doktoruna muayene ettirilmeli.

9- USLU DURDU HAMBURGERİ HAKKETTİ: Çocuklar mutlak suretle sağlığı ciddi şekilde tehdit eden fast food gıdalardan uzak tutulmalı! Bu ödüllendirme şekli yerine başka yöntemler seçilmeli; sinema ya da tiyatro ya götürmek gibi…

10- AĞLADI HEMEN KUCAĞIMA ALAYIM: Bebeği avutmanın birçok yolu var; her ağladığında hemen kucağa almak çözüm değil. Ağladığında yanına yaklaşıp onunla konuşmak, ten temasında bulunmak, ona şarkı ya da ninni söylemek ve karnını okşamak bebeği avutabilir. Ancak sırf kucağa alışmasın diye çocuğu hiç kucağa almamak da kendini güvende hissetmemesine ve mutsuz olmasına yol açar. Bu denge iyi kurulmalı.

11- DAHA ÇOK KÜÇÜK YALNIZ YATARSA KORKAR: Genellikle 6 aydan sonra bebeğin odasının ayrı olması uzmanlarca önerilir. Bu sınır en fazla 2 yaşa kadar uzatılabilir.

12- BÜYÜKBABAN UZAĞA GİTTİ GERİ GELECEK: Çocuklara ölümü anlatmak zordur. Ancak ölen kişinin geri döneceği söylenmemeli, çocuk boş bir beklentiye sokulmamalı. Ölen kişinin bir daha dönmeyeceği, cennete gittiği ve orada mutlu olduğu söylenmeli.

13- ÇOK GAZ YAPIYOR FAZLA SÜT İÇMESİN: Çocuklarda 1 yaşından önce inek sütü kullanılmamalı. Ancak bir yıldan sonrada günlük süt tüketimi 400 CC’yi geçmemelir. Sütün içinde bulunan laktaz adlı şeker gaza yol açar. Fakat artık piyasada laktazsız sütlerde bulunabiliyor. Gaz sorunu olan çocuklara bu tip sütleri içirilebilir; ancak çözüm kesinlikle süt vermemek olmamalı!

14- AYAKTA SALLAYINCA HEMEN UYKUYA DALIYOR: Çocuğu sallayarak uyutmak tıbben önerilmiyor. Ancak halk arasında ‘ayakta sallama’ en çok kullanılan yöntem. Çocuk; hafif tarzda ve sarsmayacak şekilde sallanırsa tahribatlara yol açmaz.

15- FAZLA BANYO YAPARSA ÜŞÜTÜR: Çocuklar banyo yapmaktan hasta olmaz. Yazın her gün, kışın ise hafta üç kez banyo yapılması önerilir.

16- SIFIRA VURDURURSAK SAÇLARI GÜRLEŞİR: Bu inanışın tıbben hiçbir geçerliliği yoktur!

17- PUDRA İSİLİĞE İYİ GELİR: Pudranın isiliğe iyi geldiği yanlış bir düşünce değildir. Ancak toz pudralar yerine sulu pudralar seçilmeli. İsiliğin en iyi tedavi şekli ise çocuğu sık sık yıkamaktır.

18- BOL BOL GÜNEŞLENİRSE KEMİKLERİ GÜÇLENİR: ‘Çok fazla güneşe maruz kalmak kemikleri güçlendirir’ mantığı tam olarak doğru değil. Zararlı ışınlarından etkilenmemek için güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde çocuğunuzu güneşe çıkarmayın. Güneşe çıkarken de mutlaka yüksek koruma faktörlü güneş losyonları ve kremleri sürün.

19- BİBERON VE EMZİĞİ ÇOK SEVİYOR: Biberon ve emzik hiçbir çocuğa önerilmiyor. Biberon; bebekte ‘meme başı şaşkınlığı’na yol açıyor ve anne göğsünden soğutuyor. Mamayla beslenmek zorunda kalan bebeklerde, biberon en geç 2 yaşında bırakılmalı. Emzik de, damak yapısını bozabiliyor ve çocuğun enfeksiyon kapmasına yol açabiliyor.

20- FİTİL VEREYİM RAHATLASIN: Çok zorda kalmadan ve doktor tavsiyesi olmadan ne fitil ne de ilaç kullanılmalı.


Tarih: 22:31, 12/8/2008 Kategori: BEBEK BAKIMI
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

Nasıl büyüdüğünü görün

Bebek Evrelerinde Kilometre Taşları!

Bebeğiniz çok sağlıklı. Gelişimiyle ilgili birçok kitap okuyorsunuz. Her şey iyi gidiyor... Ancak lütfen onu çevrenizdeki bebeklerle karşılaştırmayın. Merve, Sarp ya da Ayşe bebek... Onlar ne yaparsa yapsın önemli olan sizin çocuğunuzun kendi içinde sağlıklı gelişimi. Okul çağındaki çocuklarınız için de aynı şey geçerli. Uzmanlar, karşılaştırmanın çocuğun öğrenme motivasyonunu sağlamadığı gibi algılamasını da düşürebildiğini belirtiyor. Sürekli arkadaşlarının aldıkları notlarla kendi notları karşılaştırılan bir çocukta özgüven eksikliği olabileceğini de vurguluyorlar. İyisi mi siz siz olun henüz bebekken çocuğunuzun hareketlerini başkalarıyla kıyaslamayın ve onun gün gün sağlıklı gelişimine, keyifle tanık olun. Ve bebeğinizin ne zaman neleri yapacağını öğrenmek için okumaya başlayın.

Hareketli nesneyi izlemek
Bebekler doğduklarında zayıf görme yetilerine sahiptir. Buna rağmen siz onu emzirmeye başlar başlamaz gözlerini dikip size bakarlar. Gün geçtikçe süreklileşen bu odaklanmalar gelişmeye başlar.
Uzmanlar 6. haftasını dolduran bebeklerin hareket eden nesneleri takip edebilmeleri gerektiğini söylüyor. Hareket eden nesne ya bebeğe çok yakın olmalı ya da çok renkli olmalı ki bebeğinizin dikkatini çekebilsin. Bebeğiniz 6. haftasına geldiğinde doktor kontrolünden geçirilecek ve nesneleri takip edip edemediğine de bakılacaktır. Çünkü takipteki problemler görme bozukluğunun ya da geç gelişimin habercisi olabilir.

Başını tutması

Bazı bebekler yeni doğmuş olsalar bile kafalarını bir kaç saniye de olsa tutabilir. Kimisinde de bu süre biraz uzar. Ama üçüncü aydan sonra yüzüstü yattıklarında genellikle kafalarını kaldırabilecek seviyeye gelirler. Uzmanlara göre bu hareket bebeğinizin kuvvetli kaslara sahip olduğunun bir göstergesi. Çünkü ne yazık ki kaslarla problemi ve gelişim bozukluğu olan bebekler kafalarını kaldıramıyor. Bebeklerin başını tutabilmesi uygulama isteyen bir beceri. Yatarken başlarını kaldırmak için uğraşmaları gerekir. Ancak eskiden kalma bir inanış olarak bazı anneler çocuklarını boğulur korkusuyla yüz üstü yatırmıyor. Doğal olarak da bebekler yüzüstü yatınca kafalarını kaldırmayı deneyemiyorlar bile. Boyun ve kol kas gelişimini güçlendirmek için bebeğinizin uyanık olduğu saatlerde ufak çaplı egzersiz hareketleri yaptırmanız önemli.

Dil Gelişimi
3 ve 5 aylık dönemler arasında bebeğiniz çeşitli sesler çıkarmaya başlayıp bir şekilde sizinle iletişime geçmiş olmalı. 6. ayına ulaşan birçok bebek sesli harfleri kullanarak adeta kendi dilini oluşturur. Örneğin aaa, uuu diyerek agulamaya başlar. Bir çeşit akciğerlerini test eden bebeğiniz bunları söylerken halinden çok memnundur. Kendi sesini duymak da onu neşelendirir. Konuşma, sesler çıkarma bebekten bebeğe değişir. Fakat 5. ayına ulaşan bir bebek hiç ses çıkarmıyorsa işitme problemi olabileceği konusunda uzmanlar uyarıyor.

Bir Objeyi Tutmak
Dünyaya yeni gelmiş miniğinizin avucuna bir obje koyduğunuzda eliyle onu kavramaya çalıştığını görürsünüz. Bu hareketi bilinçli yapmaz. Tamamen refleksleriyle ilgilidir. 5-8. aylık dönemler arasında bebeğinizin hareketleri bilinçlenmeye başlar. Artık cisimleri kaldırıp elinde tutmayı ve bir elinden ötekine geçirmeyi başarır. Uzmanlar bu değişimi, beynin hareketlerini kontrol edebilmesine bağlıyor.
Obje tutma hareketleri, bebek 8 aylık olduğunda doktorlar tarafından kontrol edilir. Bu testlerde başarısız olursa hemen paniğe kapılmaya gerek yok. Doktorunuz, bebeğinize biraz daha vakit tanıyıp bir süre sonra tekrar tekrar muayene etmek isteyecektir.
Obje tutma ve kavrama becerisi dokuzuncu ayda epey gelişir. Miniğiniz eline aldığı her şeyi yere atmaya başlar. Kendince bunu eğlenceli bir oyun olarak görür. Yemek sandalyesinden elindekileri atıp siz ona geri verene kadar çığlıklar attığı zamanlara eminiz ki şahit olmuşsunuzdur.

Yardımsız Oturmak
Müdahale etmeden, yalnız başına oturmayı öğrenmek bir bebek için büyük bir aşama. Hatta bebeğinizin birey olma yolunda ilk adımı, ilk önemli becerisi diyebiliriz.
Bebekler kendi başına en erken 5 aylıkken oturmayı öğrenebilir. Doktorlar oturma yaşının ortalama 6 ya da 7. aylarda olduğunu söylüyor. Peki ya aksi bir durum olursa? Bu durumda uzmanlar 8 aylık dönem ve sonrasında yardımsız oturamayan bebeklerde olası kas problemleri konusunda uyarıyor.
Tıpkı başını kaldırmak gibi yardımsız oturmak da egzersiz isteyen bir hareket. Tüm gün yatan bebeğin birdenbire oturup kalkmasını bekleyemezsiniz! O halde doktorların önerisini uygulamaya başlayın. Bebeğinizi dik oturtup çevresine yastıklar dizin. Böylelikle dengede kalmayı ve düzgün oturabilmeyi öğrenecektir.

Anlamsız Sesler Çıkarmak
4 ve 8. aylar arası bebekler anlamsız sesler çıkarırlar. Sanki kendi yarattıkları bil dilde konuşuyor izlenimi verirler. Kimi zaman susmak bilmezler. Ama bunların hepsi sağlıklı bir gelişime işarettir. Unutmayalım konuşmak için de pratik gerekiyor. 8. ayına girmiş bir bebek çevresi ile iletişime geçmiyorsa doktorunuz işitme testleri uygulayabilir. Bebeğinizle konuşun. Onunla ne kadar çok konuşursanız o da o kadar erken konuşur. Hatta alışveriş listenizi bile yüksek sesle okuyabilirsiniz.

Sesinize Karşılık Vermesi
Bebeğiniz en erken 3 aylıkken söylediğiniz şeylere seslerle karşılık verebilir. Fakat yedinci ayda ona ismi ile seslendiğinizde size kafasını çevirerek tepki vermeye başlamış olmalıdır.(Tabii başka bir şeyle ilgilenmiyorsa!)
Bebeğinizin işitme problemi olduğunu düşünüyorsanız doktora başvurun. Fakat hemen endişelenmeyin. Doğduğunda böyle bir problemi yoksa ciddi bir şey olmayabilir. Genelde orta kulak iltihapları bebeklerde sık görülür ve işitme problemlerine yol açar. Konuşma ve işitme birbirine bağlı olarak geliştiğinden bebeğinizin konuşmasının normal gelişip gelişmediğinden emin olun.

Ayağa Kalkmak İçin Destek Alıyorsa
Bazı bebeklerin doğdukları ilk günden itibaren hareketli olduğu gözlenir. Yürümek için eşyalara tutunup ayakta durmaya çalışırlar. Kimilerini yürütmek için yere koysanız bile ayaklarını yere basmamak için direnirler. Bu hareketi en erken 6 aylıkken normal süreç içerisinde de 9-11 aylık dönem arasında yaparlar. Evdeki eşyalardan destek alıp ayağa kalkmak gelişmiş kaslara sahip olmanın iyi bir işaretidir. Ama çocuğunuz yürümek için çabalamıyorsa çok endişelenmeyin. Çünkü çocuk yardım almadan ayakta kalmak ve ilk adımı atmak arasında büyük bir karmaşa yaşar. Çözmesini beklemeniz için biraz sabırlı olmanız gerekir.

İlk Kelimeler
Her bebeğin konuşma gelişimi farklı zamanda olur. Kimisi 12. ayına girmeden kimisi de 2 yaşına kadar tek anlaşılır kelime etmez. Uzmanlara göre 12 aylık bir bebeğin söyleyebileceği ortalama kelime sayısı üçtür. Tabii kelimeleri anlaşılmaz ve karmaşık olabilir. Dedeye 'didi', suya 'bu' der ve siz onun dilini yavaş yavaş çözmeye başlarsınız. Bir süre onun dilinden bir tek siz anlar hale gelirsiniz. Babasının bile anlayamadığı sözcükleri siz çözersiniz. Genelde 18 aylık döneme kadar ağzından pek bir şey alamazsınız! Fakat bu dönemden itibaren neredeyse 20 kelimelik dağarcıkları oluşur. 2 yaşına geldiğinde de ortalama 200 kelimeyi kullanabilir hatta bunlara sayıları da ekler. İki yaşına gelmiş bebeğiniz henüz hiçbir kelime söylemiyor ya da 18 aylıkken sizi anlamıyor gibiyse işitme problemleri yaşıyor olabilir. Doktora başvurmakta fayda var. Uzmanlara göre çocuğunuz sizi anladığı sürece iyi konuşamaması zeka problemi olduğu anlamına gelmez.

İlk Adımlar
Doğumundan beri kucağı sevmeyen, sürekli yerde gezinen bebekler erken yürümeye meyillidir. 13. ay bebekler için ortalama yürüme yaşı. Genel aralık ise 10 ve 18. aylar arası. Uzmanlar bebeklerin popolarının üstünde yerde ilerlemesinin geç yürümekle bağlantılı olduğunu söylüyor. Bazı bebekler iki yaşına gelene kadar yardımsız yürümek istemez. Uzmanlar, desteksiz yürümek istemeyen çocuklarda bir takım problemler olabileceği konusunda uyarıyor. Bu yüzden 2 yaşına kadar hiç yürümeyen bebeklerin doktora götürülmesi önemli. Bebeğiniz eninde sonunda yürüyecek. Ancak sizinki yürümekte geciktiyse uğraştıran gruba girer. Çocuğunuz sağlıklı ancak adım atmama konusunda karalıysa biraz nazlı bebek demek ki. Acele etmeyin, elbet yürüyecek o zaman da elinizde tutamayacaksınız! Her zaman miniğinizi takip edin. Bilmediği ve keşfetmek istediği çok yer olacak!

İlklerin Heyecanı
Bebeklerin bazı gelişimleri, sağlıkları için önem taşırken bazıları da ailelerine heyecanlı anlar yaşattığı için önemlidir. İlk gülüş ona her baktığınızda yüzünüzde bir tebessüm belirir. Hele size ilk gülümsediği an, mutlulukların en büyüğü. Bebekler, genellikle 4 ya da 5 haftalıkken ilk kez güler. Gülmesi, sosyal bilincinin gelişmekte olduğuna dair bir işaret. Sizin için de mutluluk kaynağı. İlk kahkahaları Muhtemelen 8-12 aylık dönem arası bebeğinizin kahkahalarına şahit olursunuz. Eminiz çok hoşunuza gidecek, o şirin gülmeleri hiç bitsin istemeyeceksiniz.
Emekleme Bebekten bebeğe emekleme yaşı değiştiği gibi emekleme biçimi de farklılık gösterir. Kimisi geri geri, kimisi yana doğru emekler. Nasıl emeklerse emeklesin onun bu şirin halleri size çok eğlenceli gelecektir. İzlemekten keyif alacaksınız.
Bay bay yapmak olduğu yerden o minik elleriyle size bay bay yapan bir bebek kadar şirin bir şey olabilir mi? Bu hareketi genelde 9 ve 12 aylık dönem arasında yapan bebekler aynı zamanda el çırpmayı da öğrenir.

Kesintisiz Uyumak
Nadir de olsa bazı geceler olur bebeğinizin çıtı çıkmaz, tüm gece mışıl mışıl uyur. İşte size ödül gibi gelen bu gecelerde güzel bir uyku çeker, yorgunluğunuzu biraz olsun üstünüzden atarsınız. Bu bingonun ne zaman geleceği belli olmaz. 2 haftalıkken de olabilir 2 yaşındayken de. 2 haftalıkken olanı tercih ettiğinizi duyar gibiyiz. Mümkün olduğunca çabuk olmasını diliyoruz!

Seni Çok Seviyorum Anne!
Bir annenin duymak istediği en mucizevi cümle bu olsa gerek. İster 2 yaşında ister 4 yaşında söylesin onun size "Seni seviyorum anne" dediğini ilk kez duyunca kalbiniz yerinden çıkacak gibi olacak. Anne olduktan sonra gelecek bu ikinci büyük mutluluğa hazır olun.

Bebeklerle konuşmak çok önemli. Onlarla sohbet edercesine konuşun ki çok çabuk konuşsunlar.


Tarih: 02:19, 30/6/2008 Kategori: BEBEK BAKIMI
Yorum (4) | Yorum yaz | Bağlantı
<- Sonraki Sayfa ->



BLOG DESİNG BY

<