BEBEKVEANNE

Ana Sayfa Profilim Arşiv


Hakkımda

BEBEKLER VE ÇOCUKLARLA DAİR HERŞEY...ANNE OLMAK...


Kategorilerim



Yazılarım

ULTRASONUN ZARARLARI
BladeRack
DataValet™
Content Storage Without Limitations
BladeRack® 2 E-Class Advantage
Çocuklarda Uyku ve Uyku İlaçları
Huntron® Scanner
kanthal
Sub-bottom Profiling Equipment
ultrasonun yararları...


Arkadaşlarım

haticeozkan
Blogcu Yardım
edaca30
ysmnclskn
neslihobi
caferose
smmayy
bebekbeklerken
ozlemlehayat
duygularayolculuk
lalezarhobi
dnaharikasi
ikicihansaadeti00
melisoztas
ezel54
40ayak
elifgulcelem
cafeminel
1nisan2005
mutlugul
gezitozu
tekno75
leon75
kayseriliyim3838
ilkayinmekani
zerdalili01
tulin25
gelinciklerdiyari
orkide33
turnayla
hadigezelim
selinmisirli
yasamdanhersey
ozleminellerinden


Bağlantılarım

* DnaHarikasi


Ziyaretçilerim




Reklammatik'e üye ol, sen de kazan!


<

Reklamlarım


Bannerim








Dost Siteler

Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
putri Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us


Eğlence






ULTRASONUN ZARARLARI

 

Röntgen ışını kullanılmadığından bebek açısından teratojenik etkisi yoktur. Yaklaşık 20 yıldır yapılan araştırmalarda bebek için zararlı bir etkisi saptanmamıştır. Her ay ultrason muayenesi şart olmadığı gibi, yapılmasının da bir zararı yoktur.

Röntgen ışınlarında (X ışınları) iyonize edici özellikler bulunmasına karşın ultrasonografi, kelime anlamından da anlaşılabileceği gibi "ses ötesi", yani insan kulağının duyamayacağı seslerin dokuya gönderilip geri alınması prensibine göre çalışır.

Bölgenin üzerine ya da prob üzerine sürülen jel vasıtasıyla probun hem daha iyi görüntü elde etmesi hem de bölge üzerinde daha kolay gezdirilmesi sağlanır. Problar incelenen bölgeye ultrasonik (sesötesi, yani insan kulağının duyabileceği seslerden çok daha yüksek frekanslı) ses dalgaları yollarlar. Bu
ses
dalgaları dokular arasından geçerek derinlere kadar ilerler.
Dokunun özelliklerine göre ses dalgalarının ilerlediği derinlik farklıdır. Ses dalgası ilerleyebileceği en uç noktaya çarptığında geri döner. Bu dönüş
ultrasonun anabiriminde algılanır ve buraya geri dönen ses dalgaları topluca işlenerek eşzamanlı bir görüntü ortaya çıkar, bu da monitörde izlenir.
 Bu görüntüye ultrason görüntüsü adı verilir. Ultrason sabit görüntüsü printer vasıtasıyla kağıda aktarılabilir, ya da tüm eşzamanlı görüntüler bilgisayar veya video gibi kayıt sistemlerine aktarılabilir.
Ultrasonun görüntüleme yöntemleri arasında en avantajlı yönü eşzamanlı görüntü sağlayabilmesi ve iyonize edici ışınlardan yoksun olmasıdır. Ses dalgalarıyla çalıştığı için şu ana kadar canlı doku üzerine zararlı bir etkisi saptanmamıştır.

Ultrasonografi uygulamaları bu konuda eğitim görmemiş kişilerce yapıldığında oluşabilecek muhtemel zararlar ultrasonun direkt etkisinden değil, yanlış yorumlar sonucu yanlış karar verilmesi ve uygun olmayan tıbbi yaklaşımda bulunulmasından kaynaklanır.

 

 BAŞKA BİR BİLGİYE GÖRE :

Ultrasonografinin zararlı olduğunu gösteren çalışmalar

Tıp literatüründe her tıbbi görüşün karşıtında yeralan bir görüş hemen her zaman vardır. Bu, gebelikte ultrasonografinin fetus üzerindeki etkileri konusunda da geçerlidir ve gebelikte yapılan ultrasonografinin bebek üzerinde zararlı olabileceğini gösteren az sayıda çalışmanın sonuçları 5 ayrı kategoride toplanabilir:

Bu çalışmalara göre gebelikte ultrasonografi uygulaması uygulamaya maruz kalan bireylerde:

1-çocukluk çağı kanserlerinde artışa;

2-disleksi (okumayı öğrenmede gecikme) riskinde artışa;

3-solaklık oranında artışa;

4-ortalama konuşmaya başlama süresinde uzamaya;

5-ortalama doğum tartısında azalmaya neden olmaktadır.

(çoğu çalışmada gebelik döneminde kaç kez ultrason uygulandığı ve her bir ultrason seansının ne kadar sürdüğü dikkate alınmamıştır)

Bu 5 ana başlık hakkında ayrıntılar:

1-çocukluk çağı kanserlerinde artış...

Bu konuda yeni çalışmalar devam etmekle beraber, İngiltere'de 1970-1980 yılları arasında yapılan geniş çaplı bir çalışma böyle bir artışa işaret etmemektedir.

2-disleksi (okumayı öğrenmede gecikme) riskinde artış...

Bu konuda yapılan çok az sayıda bireyi kapsayan bir çalışma riskin hafifçe arttığına işaret ederken, daha büyük bir çalışma bunu doğrulamamıştır.

3-solaklık oranında artış...

Norveçte yapılan bir çalışmada toplumda %15 oranında bulunan solaklık (dikkat: solaklık normalin bir varyantı olarak kabul edilir, yani bir hastalık değildir), gebelik döneminde ultrasonografiye tabi tutulan bireylerde %19 oranında bulunmuş ve bu farklılık istatistiksel olarak anlamlı olarak değerlendirilmiş. Çok az sayıda bireyin incelendiği bu çalışmaya dayanarak kesin bir yorum yapmak doğru değildir ve bu konuda da çalışmalar yapılmaya devam etmektedir.

4-ortalama konuşmaya başlama süresinde uzama...

Bu görüşün ortaya atılmasına neden olan tek bir çalışmanın çok az sayıda kişiden oluşması, çalışmanın standardizasyonunun iyi yapılmamış olması ve "konuşma süresinin" net olarak belirtilmemiş olması nedeniyle bu çalışma çok güvenilir olarak değerlendirilmemektedir. Dahası çok daha fazla kişiyle ve daha iyi standardize edilerek yapılan yeni bir çalışma bu görüşü doğrulamamıştır.

5-ortalama doğum tartısında azalma...

Bu konuda yapılan toplam 11 büyük çalışmadan yanlızca üçünde bu sonuç bulunmuş ve burada da 25 gram ve 42 gram gibi ufak değerler tartı azalması olarak kabul edilmiş. Aynı çalışmalarda ortalama doğum tartısı az olan bebeklerin tümünün yaşamlarının birinci yılında normal kiloda oldukları belirlenmiş.

Sonuç: bu konuda yeni çalışmalar yapıldıkça, yeni teknolojiler geliştikçe, fetus ve bebek gelişimi konusunda bilgiler arttıkça zaman zaman ultrasonun zararlı olduğu yönünde çeşitli ve muhtemelen haksız uyarılar gelecektir. Ancak görüşüme göre gebelik döneminde tecrübeli kişilerce ve gereğince uygulandığında gebelikte ultrasonografi uygulaması giderek gelişen bir teknolojiyle perinatoloji alanına olan katkılarını artarak sürdürecektir.

ALINTIDIR
ÖNCELİKLE ŞUNU BELİRTMEDEN GEÇEMEYECEGİM.BURDAKİ YAZILAR BİLGİ AMAÇLI YAZILAR OLUP FAKLI SİTELERDEN ALINTI YAPILMIŞTIR...

ARKADAŞIMIZIN  '' Ultrasonun zararlı etkileri nelerdir?''SORUSUNA ÇEŞİTLİ KAYNAKLARDAN BİRLEŞTİRDİĞİM BİLGİLERDİR..


Tarih: 01:01, 28/2/2009 Kategori: ULTRASON 4D
Yorum (10) | Yorum yaz | Bağlantı

BladeRack

Power Efficiency

The BladeRack 2 X-Series accepts native power from the power grid. Its high power efficiency at the rack level allows it to turn the power into compute cycles without expending excess wattage on cooling any unnecessary heat. Power efficiency plays a key role in data center TCO due to rising energy costs and the trend towards data center consolidation.

 

BladeRack 2 XT

The BR2-XT accepts native 480VAC 3-Phase power off the grid which results in fewer power conversions and higher efficiency. A Front End Rectifier (FER) in the rack then converts the traditional AC power to more efficient DC power for the blades and also steps it up to 800VDC resulting in lower power requirements and a savings of up to 35% on power costs.

 

BladeRack 2 XL and XM

The innovative power system of the BR2-XL/XM utilizes 208VAC power for blades and enables higher platform density because it does not need an FER for each row. This boosts system density by 9% over that of the BR2-XT while still maintaining dramatically increased efficiency from competing blade-based solutions. The BladeRack 2 XL/XM utilizes
a cost effective AC power solution. Each blade features an 80%+ efficient power supply.

 

BladeRack 2 E-Class

The BladeRack 2 E-Class utilizes cutting edge power blades to control rows of up to ten blades with the option of a second power blade to provide redundancy at the shelf level. These power blades are 90% efficient at 208VAC (similar solutions use power supplies that are less than 75% efficient). The distributed DC architecture of the platform utilizes an ultra efficient DC power solution that provides reliability and more capable thermal management.

The BladeRack 2 E-Class is an ideal solution for customers in verticals like financial services. Its combination of security provided by redundant distribution modules and power inputs with extreme efficiency form a solution that is ideal for critical applications.

 

 

 


Tarih: 17:49, 21/1/2009 Kategori: TEKNOLOJI
Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı
<- Sonraki Sayfa ->



BLOG DESİNG BY

<